Posted by: Bülent Akgül | 19 Nisan 2007

ÇOK İYİ – MOBİLYA VE DEKORASYON

Lütfen öncelikle şu kısa açıklamayı okuyunuz: “AÇIKLAMA – BENCE ÖNEMLİ

Malumunuz, evlilik sezonu açılıyor, sezonla beraber de yaklaşık 400 sektör hareketleniyor. Bunlardan biri de mobilya sektörü. Sezon açılış süreci ve mobilya almanın çok zor olması itibariyle ilk olarak mobilya hakkında yazıyorum.

Şirketin adı: Çapa Dekorasyon

Telefon: 0212 675 12 46

Web: www.capadekorasyon.com (site çok kötü, düzeltirler herhalde. Güncelleme: Siteyi düzetmişler, ama ben yine beğenmedim)

Bu firmayı tanıyorum. 2000 – 2002 arası burada çalıştım. 2004 yılında ise mobilya satın aldım. Bu nedenle çok iyi bildiğim bir firmadır.

Bilenler bilir; mobilya almak zahmetli iştir, görüntüsü nasıl olacak, kalitesi nasıl olacak, tarzı bana uyacak mı, verdiğim paranın karşılığını alabilecek miyim türünden yığınla soru kafaları kurcalar. A’dan aldığım yemek takımı ile B’den aldığım koltuk takımı birbirine uyacak mı, mobilyalarım bana verilen teslimat tarihinde evimde olacak mı gibi yığınla tedirginlik de cabası.

Çapa hakkında söyleyeceklerimi de bu sorular kapsamında değerlendireyim.

(1).Görüntüsü nasıl olacak?

Bu tamamen size bağlı. Mağazadan bir ürünü beğenerek alabilir veya kendinize özel tasarım ve üretim yaptırabilirsiniz. Daha çok iç mimari ve proje çalışması yapan Çapa size beğendiğiniz görsellikte mobilyaları kağıt üzerinde hazırlayacak, sonra da projedekinin aynısını üretecektir. Buna emin olabilirsiniz. Tek problem bazı insanlar kağıt üzerinde veya bilgisayarda modellenmiş görüntülerin evlerine koyulduğu zamanki halini gözlerinde canlandırmakta zorlanırlar. Bu sizin için bir sorunsa, hazırlanan projeyi dikkatli inceleyin. Özellikle renk seçimleri çok kritiktir, çünkü küçük renk veya kumaş numunelerinde beğenilen renkler, mobilyaya, bir diğer ifadeyle büyük cisme uygulandığında aynı beğeniyi sağlamayabilir. Bu noktada kendinize güvenemezseniz, mimarların yönlendirmesine açık olmalısınız.

(2). Kalitesi nasıl olacak?

Bakın en büyük sorun bu; benim diyen mobilya ustası bir mobilyaya dışarıdan bakınca malzeme kalitesini anlayamaz. Anlarım diyen de yalan söylüyordur. Yalnızca bağlantı parçalarına kalite puanı verebilir. Açıkça söylüyorum; Çapa gerçekten kaliteli malzeme ve işçilik kullanır. Üretim süreçlerini bilmesen iki yıl çalışmış olmama rağmen bu kadar net konuşamazdım. Ayrıca iki yıldır Çapa’dan aldığım mobilyayı kullanıyorum ve çok memnunum; sandalyeler sallanmıyor, raylar ve menteşeler hala sapasağlam ve dolaplar da taş gibi duruyor.

(3). Tarzı bana uyacak mı?

Açıkçası burada iş size düşüyor. Bir tarzınız varsa ve daha önemlisi ne istediğinizi biliyorsanız ve en önemlisi bu isteğinizi anlatabiliyorsanız, tabii ki ortaya çıkan sonuç tarzınızı yansıtacaktır.

(4).Verdiğim paranın karşılığını alabilecek miyim?

Bu soruya sizin yerinize cevap veremem, çünkü herkes için paranın karşılığı değişkendir. Sizin için paranın karşılığı kaliteyse (ürün ve hizmet), karşılığını alırsınız. Estetikse (1). maddeyi önemseyiniz, tarzsa (3). maddedeki çekincelerim önemli. Bu soruya yanıt aramaktansa Çapa’nın fiyat politikasını açıklamayı ve kararı size bırakmayı tercih ederim. Çapa’da ürünler piyasa ortalamasından pahalı, en pahalı gruptan ucuzdur, ancak kesinlikle fahiş değildir ve talep ettiği paranın karşılığını vermek kaygısını taşır. Kaliteyle, kişiye özel üretimle, garanti kapsamıyla, satış sonrası hizmetleriyle benim tanıdığım diğer tüm mobilya mağazalarından farklıdır. Buradaki fiyat yüksekliği diğer mağazalarla karşılaştırınca vardığım bir sonuçtur. Fiyatlar sizin için yüksek veya düşük kalabilir, orasını bilemem. Bence sunulan toplam değer ile karşılaştırılınca Çapa’nın fiyatları uygundur.

(5). Teslimat tarihine sadık kalınacak mı?

Özellikle yeni evlenenlerin, evlerini, doğru zamanda hazırlamaları çok önemlidir. Bu nedenle sözüme güvenin, Çapa, büyük ihtimalle ürünlerinizi size verilen tarihten bir hafta önce, küçük ihtimalle de son bir hafta içinde teslim edecektir. Teslimat gecikmesi benim çalıştığım 2 yıl boyunca hiç yaşanmamıştır.

Beş temel soruya yanıt aradım. Çapa, fiyat açısından biraz yüksek olduğu için mükemmel değildir. Ancak yüksek fiyat, karşılığı varsa katlanılabilirdir. Mobilya gibi her yıl alınmayan bir şey için biraz fazla bütçe ayrılabilir. Tabii ki bütçe yoksa, yapacak bir şey de yoktur.

Bu yazıyı yazmadan önce içeriden bilgi aldım. Eskiye göre değişen bir şey yokmuş.

Mobilya Alırken Dikkat Edilecek İncelikler

Bu işi bilen biri olarak birkaç püf nokta saymak istiyorum. Kafaları gezdikleri mobilya mağazaları ile karışan, seçenekler arasında boğulan herkese ışık olur umarım:

(1).Mobilya alımında ucuz, kaliteli, güzel ve tarz sahibi dörtlüsünün bir araya gelmesi mümkün değildir. Kalite ve ucuzluk arasında bir seçim yapmak kaçınılmazdır. Şöyle açıklayayım: Bir mobilya MDF ile yapılmış olsun. En iyi MDF ile en kötü MDF arasında nerdeyse 3 kat fiyat farkı vardır. Sözde mobilya MDF’dir, ancak önemli olan hangi MDF olduğudur ve inanın bunu bakarak veya inceleyerek anlamanız söz konusu değildir. Ayrıca bağlantı parçaları (menteşeler, çekmece ve sürgülü dolap kapağı rayları) çok önemlidir. Bir bağlantı parçası mobilyanın uzun ömürlü olması için esas önemli konulardan biridir. Buna dikkat edin.

(2).Genelde ucuz mobilyalar koyu renklidir. Nedeni şu: Ucuz olması için maliyeti düşük kaplama kullanılır, maliyeti düşük kaplamadaki kusurları örtmek için de mobilyalar koyu renkle cilalanır. Her yerde koyu renk görüyorsanız bunun sebebi moda olması değildir. Tabii ki her koyu renk de kalitesiz değildir. Bunun için aynı mağazadaki açık renkli mobilyaların kaplamalarını ve cilasını inceleyebilirsiniz. Koyu renk konusunda bir de “Wenge” hadisesi var ki dillere destan. Efendim “Wenge” bir renk değildir; bir ağaçtır. Kaplama olarak da pahalı bir ağaçtır. Wenge diye satılan mobilyalar kayın üzerine siyah cila atılmış olanlardır ve Wenge falan değildir. Wenge kaplama şöyle gözükür: Kayındaki gibi büyük damarları yoktur, deseni daha düzdür. Bunun yanında üzerinde küçük küçük çentikler varmış gibi gözükür. Bu çentik görüntüsü beyaz ışık altında dar açıdan bakıldığında mobilyanın üzerine sim dökülmüş gibi bir algı yaratır. Wengenin kendisi koyu renkli bir ağaç olduğu için cilası koyu renk olur ve bu siyah değildir.

(3).Bir yerde gördüğünüz mobilyanın renk, cam ve kulplar gibi görünen eklerinden ayırıp kafanızda ham halini canlandırmaya çalışın. Çünkü genelde aynı modeller farklı ek parçalarla donatılarak satılıyor. Temelde aynı olan ve hatta aynı yerden (genelde Ankara’daki sitelerden) alınan bu mobilyalar birbirinin özde aynısıdır, durduk yere fazladan para ödemeyin. Genelde bağlantı parçaları montajlı geldiği için bu kapsamın dışındadır.

(4).Cila kalitesi uzun ömürlü güzel görünüm için olmazsa olmaz şarttır. Genelde mobilyalar ham haliyle alınır ve sonradan cilalatılır. Bu nedenle pek çok mağaza modelde değişiklik yapamazken, renk ve ek parçaları değiştirebilir. Cilanın kaç kat olduğu, hangi maddelerin kullanıldığı hakkında detaylı bilgi isteyin, mümkünse bu maddeleri araştırın. Ancak yine de cilası bitmiş bir mobilyanın cila kalitesini anlamanız mümkün değildir.

(5).Eğer renk değiştirecekseniz mobilyanın ham halini görmek isteyin. Bütün kusurlarıyla çırılçıplak kalacaktır. Eğer renk değiştirmiyorsanız, mobilyanın raflarından birini çıkarın ve arkasına bakın. Genelde raf arkaları cilalı değildir ve böylece kullanılan malzemeyi görebilirsiniz. Bilmeyen vardır diye söylüyorum: MDF sütlü kahvenin koyusu gibi gözükür ve tek renktir, dümdüz bir yapısı vardır. Suntanın görüntüsü ise talaş parçalarının birleşimi şeklindedir.

(6).MDF-Lam ve Sunta-Lam malzemelerden kaçının. Eğer yeterli bütçeniz yoksa, geçici olarak mobilya alıyorsanız, bu malzemeler tercih edilebilir. Ancak evladiyelik bir mobilya için kesinlikle önerilmez. Ne kadar düzgün kullanırsanız kullanın, sunta-lam size en fazla 3 yıl hizmet edecektir, daha sonra değiştir beni diye yalvaracaktır.

(7).Sandalye ve koltuk konusu müşteriler için tam bir muammadır. Bakın söylüyorum; koltuk ve sandalyenin üzerine kumaş geçirildiği anda mümkün değil ne olduğu anlaşılamaz. İster oturun, ister üzerinde zıplayın kesinlikle hiçbir kalite değerlendirmesi yapamazsınız. Bu konudaki önerilerim şöyle olacak. Koltuk ve sandalyelerinizin iskeletini görmek isteyin. Ağaç iskelet bağlantılarında sadece çivi ve vida kullanılmadığına emin olun. Doğru bağlantı biçimi köşelerin belli paylar ile iç içe geçmesi ve bu payların güçlü ahşap yapıştırıcılarla yapıştırılması, daha sonra da vida ile güçlendirilmesidir. Sadece vida ile tutturulmuş bağlantılar çok kısa zamanda deforme olacaktır. Eğer mevcut mobilyalarınızda böyle bir dertten muzdaripseniz büyük ihtimalle sorun bağlantıların sadece vida ile yapılmış olmasıdır. Koltuk iskeletlerinde ahşap tercih edin. Diğer tüm malzemelere göre daha dayanıklıdır.

(8).En başta sıraladığım altı sorunun birini de burada cevaplayalım: Farklı yerlerden aldığım mobilyalar birbirine uyacak mı? Ben bunu bilemem, uyar da uymaz da. Size tavsiyem hepsini aynı yerden alın. Bazı mobilyalara biraz yüksek bedel ödeseniz bile hem pazarlık gücünüz yükseleceği için daha çok indirim alacak ve dip toplamda benzer rakamlara ulaşacaksınız, hem de görüntüyle ilgili sıkıntılardan kurtulacaksınız.

(9).Pazarlığı abartmayın. Bu en sık yapılan hatadır. Bir malın bir maliyeti vardır ve satan şirket size yaptığı satıştan para kazanacaktır. Mobilyada maliyetleri düşürmek o kadar kolaydır ki, aklınız oynar. Mesela bir yatak odası takımı 3.000,00 YTL, aynı görünümlü bir diğer yatak odası takımı başka bir mağazada 5.000,00 YTL ise, bu fiyat farkını sadece üretim maliyetiyle bile açıklamak mümkündür. Pazarlığı abartırsanız, mobilyacı da sattığı maldan karını çıkartmak için maliyet düşürme çabalarını abartacaktır. Siz birbirinin aynısı iki mobilya arasındaki farkı göremeyebilirsiniz, ancak dağlar kadar fark olacağı kesindir.

Umarım bu tavsiyelerim size faydalı olur.

Saygılar…

Responses

İşte böyle….
Benim takip ettiğim bloglar arasında bir ilk….

Ve alkışlanması gereken bir ilk.
Belki de tepkiler oluşacaktır, bilemem!!!
Ama, zaten başta da açıklama yaparak “işlerin nasıl yürüyeceğini” yazmışsınız…

Tebrik ediyorum….

Sevgili Rüstem, teşekkür ederim.

Ben de önemli tepkiler oluşacağını tahmin ediyorum. Ancak iki yıl boyunca mobilya işinde çalışıp, 5 para etmez mallara milyarlar akıtanlara, mobilya yüzünden gelin ve damadın ailelerinin kavga ettiğine, gelin ve damadın kavga ettiğine, aldıkları mobilyaların düğünden ancak 1 ay sonra evlerine teslim edildiği için çiftin bir ay boyunca otelde, ailelerinin yanında kaldığına şahit oldum.

Mobilyayı almayan bilmez. Tam anlamıyla eziyettir. Emin ol ev kurma işinin en zahmetli ve en sıkıntılı sürecidir. O nedenle yazımın pek çok kişinin işine yarayacağını, pek çok bilmeyene bilgi sunacağını düşünüyorum. Açıkçası böyle bir amaca hizmet eden yazıma tepki gelse de ben doğru olduğuna inandığım bir şey yapmış bulunuyorum.

(1) Çapa hakkında yazdıklarım objektif görüşümdür ve firmayı hem içeriden hem de müşterisi olarak tanıyorum. Gönül rahatlığıyla da tavsiye ediyorum. Şu an pek çok arkadaşım evleniyor. Ben en yakın arkadaşlarımı Çapa’ya götürüyorum. Alıp almamak onların bileceği iş ama en yakın arkadaşlarıma tavsiye ettiğim bir firmayı neden herkese tavsiye etmeyeyim ki.

(2) Mobilya alımı ile ilgili yazdıklarımın tamamı doğrudur. Nerden alınırsa alınsın dikkat edilmesi gereken konulardır.

Niye şimdi uzun uzun yazdın dersen söyliyeyim; buraya eleştiri veya tepki notu düşecek kişilerin, bu noktaları da göz önünde bulundurmasını temenni ettiğim için.

Tebriklerini teşekkürle karşılıyorum.

Saygılar…

Rica ederim Bülent bey.

“…Ancak iki yıl boyunca mobilya işinde çalışıp, 5 para etmez mallara milyarlar akıtanlara, mobilya yüzünden gelin ve damadın ailelerinin kavga ettiğine, gelin ve damadın kavga ettiğine, aldıkları mobilyaların düğünden ancak 1 ay sonra evlerine teslim edildiği için çiftin bir ay boyunca otelde, ailelerinin yanında kaldığına şahit oldum. ”

Korktum ben!!!!!

Bu gerçekten başarılı bir uygulama…Devamının çok ses getireceğini ve çok faydalı olacağını düşünüyorum…

Başarılar..

Mobilya kısa sürede değiştirebileceğimiz bir şey değil. Bir kere alındı mı yıllarca kullanılıyor ve sizin de söylediğiniz gibi kalitesini anlamak çok kolay değil. Kesinlikle çok başarılı ve yararlı bir yazı olmuş. Teşekkürler.

Sevgili Rüstem, korkmakta haklısın, bence de korkulması gereken bir şey, düşünsene, ev içi yerleşim için harcadığın toplam paranın en büyüğünü mobilyaya harcıyorsun, ama aldığın ürün iyi mi kötü mü bilemiyorsun. Böyle bir durumda standart tüketici refleksi markalı ürünlere yönelmektir, ancak maalesef al birini vur ötekine. Yoksa bu paralara nasıl satacaklar ki?

Desteğin için teşekkürler.

Saygılar…

Zeynep Hanım, hoşgeldiniz.

Mobilya tüketicilerinin davranışları hakkında bir makale okumuştum yıllar önce, bütünü önemli değil de Almanya’da oluşan şu rakam önemli bence; Almanya’da insanlar ortalama 2 yılda bir mutfak mobilyalarını değiştiriyorlarmış. Bizim mutfak mobilyasını değiştirmek yeni eve taşınan bir millet olduğumuz düşünülürse, konunun kritikliği artıyor.

Hazır lafı açılmışken, not kabilinden düşeyim dedim.

Ayrıca yazıyı yararlı bulmanız beni çok sevindirdi. Nice insanın faydalanmasını umut ederim.

Saygılar…

Leave a response

Your response:

Categories